Author: Ersin Kara

Kış lastiklerine veda

1 Aralık 2014 tarihinden bu yana uygulanan ticari araçlarda kış lastiği kullanılması zorunluluğunda süre 1 Nisan itibarıyla doluyor. LASİD Genel Sekreteri Bahadır Ünsal; araçlardan kış lastiklerinin çıkarılıp uygun ve önerilen koşullarda saklanması, yerine yaz lastiklerinin takılması gerektiği uyarısını yaptı. LASİD Genel Sekreteri; kış koşullarına uygun hazırlanan kış lastiklerinin ısınan havayla birlikte etkisini yitireceğini ve güvenli sürüş performansını düşüreceğini belirterek ‘’Yaz lastiğine zamanında geçiş önemli’’ dedi Kış koşullarında daha fazla yol tutuşu, kısa fren mesafesi gibi özellikleri ile, akıcı ve güvenli bir trafik için zorunlu hale getirilen kış lastiği uygulaması, 1 Nisan tarihinde sona eriyor. +7 derecenin altındaki sıcaklıklarda; 1 Aralık tarihinden itibaren uygulanan kış lastiği zorunluluğu kapsamında 4 milyondan fazla ticari araç kış lastiği kullanmakla yükümlüydü. Lastik Sanayicileri ve İthalatçıları Derneği Genel Sekreteri Bahadır Ünsal; ‘‘ Hava sıcaklığının +7 derecenin üstüne çıkmasıyla birlikte; yasal sürenin de sona ereceği 1 Nisan tarihi itibarıyla yaz lastiklerine geçiş zamanıdır. Araçlardan kış lastiklerinin çıkarılıp uygun ve önerilen koşullarda saklanması; yerine yaz lastiklerinin takılması gerekir’’ uyarısı yaptı. Kış lastiği uygulamasına ilginin, geçen yıla oranla daha yüksek olduğuna dikkat çeken Genel Sekreter Bahadır Ünsal; ‘’Zorunluluk kapsamına alınmasa da binek araçların da kış lastiği tercih ettiğini gördük’’ dedi. Ünsal; kış lastiklerinin ısınan havayla birlikte elverişli koşullarını yitireceğine dikkat çekerek şunları söyledi: ‘’Kış lastikleri bilindiği üzere +7 derecenin altındaki sıcaklıklarda daha güçlü yol tutuşu ve kısa fren mesafesi avantajı vererek trafiğin akıcı ve güvenli bir şekilde işlemesini sağlıyor ve bizleri hayata bağlıyor. Ancak kış lastikleri kış koşullarına uygun tasarlanmış olup, +7 derecenin üzerindeki sıcaklıklarda kullanım koşullarına uygun değildir. Bu yüzden daha üstün performans ve güvenli bir sürüş için yaz lastiklerine zamanında geçiş önemlidir.’’ Kış lastiği uygulaması nedir? Kış lastiği zorunluluğu; kış koşullarına bağlı olarak artan trafik kazalarını engellemek; akıcı ve güvenli bir trafik sağlamak için Ulaştırma ve Denizcilik Bakanlığı’nca hazırlanan genelge uyarınca, 8 Kasım 2012 tarihinden bu yana uygulanıyor. 10 Kasım 2014 tarihinde yeniden düzenlenen genelge; 4 milyondan fazla ticari aracın +7 derece altındaki hava koşullarında, 1 Aralık-1 Nisan tarihleri arasındaki dönemde kış lastiği kullanımını zorunlu kılıyor. Bakanlık uygun görürse; hava şartlarının gerektirmesi halinde zorunluluk 1 ay daha uzatılabilir. Kış lastiği zorunluluğuna uymayan araç sürücüleri 519 TL para cezası ile cezalandırılıyor. LASİD hakkında: Lastik Sanayici ve İthalatçıları Derneği kısa adıyla LASİD; Brisa, Continental, Goodyear, Michelin ve Pirelli’den oluşan kurucu üyeler tarafından 27 Ocak 2014 tarihinde bir sektör derneği olarak kuruldu. Sektör temsilcilerini; lastik üretimini ve lastik sanayiini geliştirmeye hizmet etmek amacıyla aynı çatı altında buluşturan LASİD; doğru ve bilinçli lastik kullanımı konusunda kamuoyunu ve tüketicileri bilgilendirmeyi; sektörün sorunlarını topluca ele alarak resmi merciler ve diğer ilgililer nezdinde öneri ve görüşler sunmayı hedefliyor. Kaynak: http://www.radikal.com.tr/otomotiv/kis_lastiklerine_veda-1321757

Otomotive iki yatırım birden

MAN Grubu, Almanya’daki Neoplan üretimini Ankara’daki MAN Türkiye tesislerine kaydırdı. Toyota Türkiye de, yeni model yatırımı için düğmeye bastı, 1.500 yeni işçi alacağını açıkladı Alman MAN, maliyet azaltma çalışmaları çerçevesinde, kanatları altındaki lüks Neoplan markalı otobüslerin üretimini Almanya’da sona erdirerek, Türkiye’ye taşıdı. Neoplan’ın “Cityliner”, “Jetliner” modellerinin yanı sıra yeni Skyliner, Ankara’daki MAN Türkiye tesislerinde üretilmeye başlandı. MAN’ın Ankara’daki Neoplan üretim bölümünün açılışına, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı fikri ışık’ın yanı sıra şirketin yerli ve yabancı yöneticileri katıldı. Işık, MAN’ın Neoplan için Türkiye’yi üretim üssü olarak seçmesinin tesadüfi olmadığını belirterek, birinci faktörün, ülkedeki işgücünün kalitesi ve niteliği olduğunu ifade etti. MAN’ın Almanya dışındaki ilk üretim tesisini Türkiye’de açtığını hatırlatan Işık, yatırımlarının sürekli arttığını söyledi. ‘Güvenenler yanılmadı’ MAN Türkiye’nin, son 10 yılda ihracatını 9 kat artırdığını anlatan Işık, “Tüm Neoplan marka otobüslerin Ankara’da üretimi, ülkemize istihdam ve ihracat alanında önemli katkılar yapacak. Bugüne kadar Türkiye’ye güvenen hiç kimse yanılmadı. Bugüne kadar Türkiye’ye inanan hiç kimse zarar etmedi” dedi. Türkiye’de toplam otomotiv üretiminin 2014 sonu itibariyle 1 milyon 218 bin 848’e ulaştığını anımsatan Işık, bu yıl da otomotiv sektöründe ciddi üretim ve ihracat artışları yaşandığını, bu başarıda sektöre verilen desteğin önemli payı olduğunu dile getirdi. Mutlulukla hatırlanacak MAN Türkiye Yürütme Kurulu Başkanı Münür Yavuz da, Neoplan’ın tüm üretiminin Türkiye’ye kaydırıldığını anımsattı, bunun Türk otomotiv sektörü ve MAN Türkiye için önemine işaret etti. Yavuz, “Neoplan’ı Türkiye’ye taşıma projesine ‘Prenses’ ismini koyduk. Narin, güzel, önemli ve bir o kadar da kaprisli, zor. Ancak bizler, Prenses’i yorgunluktan çok, bıraktığı başarı hazzı ve mutluluğuyla hatırlayacağız” dedi. Tesiste, yılda 2 bine yakın otobüsün yanı sıra şasi ve diğer MAN fabrikaları için elektronik parça imalatı da yapılıyor. Neoplan ile birlikte, mevcut üretimin yüzde 40 artırılması ve fabrikanın tam kapasiteye ulaşması hedefleniyor. Toyota’dan yeni model Toyota Türkiye, Adapazarı fabrikasında üretmeye başlayacağı yeni model için hazırlıklara başladı. Resmi olarak açıklanmasa da, Avrupa için tasarlanan yeni bir crossover olması beklenen yeni modelle, üretimi 2 katına çıkaracak olan fabrika, bu amaçla 1.500 yeni işçi alacak. Toyota Türkiye Sanayi A.Ş. Genel Müdürü ve CEO’su Orhan Özer, yeni modelle birlikte 2016’da ihracat ve üretimi 2 katına çıkarmayı hedeflediklerini belirterek, “Tabii bu, hemen yılbaşında olmayacak. Bunu da başaracağız” dedi. Özer, 2016 yılında yeni bir model üretimine geçileceğini, bu aracın sadece Türkiye’de üretilerek dünya pazarına sunulacağını belirtirken, üretiminin de, 2016 yılı sonunda başlayacağını kaydetti. Özer, “Yeni bir model olacak. Başka söylenebilecek çok şey var da. Kurumsal yapıdayız. Kurumsal yapının iletişim politikaları da var. Bunlar içinde neleri söyleyeceğimiz konusunda yönlendiriliyoruz” ifadesini kullandı. Kaynak: http://www.milliyet.com.tr/otomotive-iki-yatirim-birden/ekonomi/detay/2034187/default.htm

Auto Workers’ Medical Benefits at Risk Under New Tax

UAW, Big Three must decide who will pick up tab for tax on high cost health plans Detroit’s negotiations this summer to reach a new four-year labor deal won’t just be an argument about wages. Generous health-care benefits for about 135,000 unionized factory workers are at risk of being cut to prepare for the Affordable Care Act’s “Cadillac” tax. Health care has long been a fiercely protected benefit for United Auto Worker members, remaining generous even as the union has made other concessions. But the so-called Cadillac tax on companies with high-cost health plans is scheduled to take effect in 2018. The law imposes a 40% excise tax on the annual cost of health care above $10,200 for individual coverage and $27,500 for family coverage. It is unclear how many UAW assembly workers have plans with costs exceeding those amounts, but industry officials say penalties could be significant. The tax was created to help fund the health-care law, as well as discourage overly generous medical coverage that provided an unequal tax benefit and that could encourage overuse of health care. A Mercer LLC study conducted in 2014 estimated about one-third of employers in the U.S. say they will be hit with the tax in 2018 if no changes are made. Unions and employers have been tussling over who will pick up the tab for new mandates, and it promises to be a point of tension as thousands of labor contracts are renegotiated over the next couple of years. A key question is who will shoulder new costs associated with the ACA. Negotiators for the Big Three auto makers are willing to be creative in lowering expenses, including potentially forming a shared private exchange that would let the companies better leverage their size to win lower costs, according to people familiar with the plan. Health benefits were among the topics discussed at the union’s quadrennial bargaining convention in Detroit Tuesday. UAW President Dennis Williams said it is premature to comment on benefits and other issues on the negotiating agenda. Ford Motor Co., General Motors Co. and Fiat Chrysler Automobiles will spend in excess of $2 billion in medical cost coverage for hourly workers in 2015, or at least $14,800 per active worker, according to figures furnished by the auto makers. To contain annual costs, which are equivalent to what it would cost to develop a couple of new cars or trucks, they may need to roll back benefits and increase cost sharing. UAW members pay between 6% and 8% of their medical costs—far less than what is typical for manufacturing employees. Chrysler estimates it is conceivable hourly worker medical costs will eventually exceed the equivalent of $16 an hour, or more than the entry-level wage, if they go unchecked. The car makers in 2007 moved tens of billions of dollars in retiree obligations off their balance sheets into VEBA accounts, which work as independent trust funds managing money needed to pay future medical bills. The threat of getting slapped by the Cadillac tax is a big factor in bringing them back to the table on the issue. The auto makers say medical costs must be addressed—which means a fight is almost certain. Mr. Williams is also dealing with discontent among members related to the roughly $9 gap between veteran factory workers and new hires. Altering a tiered wage structure is a top priority. “This is a line in the sand for the UAW,” Kristin Dziczek, a labor expert with the Center for Automotive Research, said. “The companies have done well over the past four years, so to go in and say ‘we [workers] have to take on health care cuts’ is going to be a hard sell.” The UAW’s single-digit percentage share for medical costs is far below the 30% cost-share standard among Detroit’s salaried workers. Truven Health Analytics estimates average cost shares for U.S. manufacturing workers is closer to 28%. GM and Ford still carry a labor-cost disadvantage compared with nonunionized auto makers building cars in the U.S. Fiat Chrysler, while aligned with most nonunionized rivals on costs, has said it has no interest in returning to the days when it was uncompetitive in that area. “The financial penalties associated with the Cadillac tax are significant and represent an incremental cost to the already high cost of employee health care,” Fiat Chrysler Automobiles (FCA) said. “Failure to address the rate of heath-care inflation will cause FCA to reach the Cadillac tax threshold quicker.” FCA estimates it will spend $611 million on health care in 2015 for UAW workers covered by the collective-bargaining contract. Ford in 2014 spent $700 million on the benefit, roughly equal to GM’s costs. The tab will grow. Ford, for instance, says the cost has grown 15% since the last contract was signed in 2011, and expenses will increase 25% by 2019. Fiat Chrysler says it pegs its annual inflation at 8% and says medical costs are unsustainable. —Melanie Trottman contributed to this article. Source: http://www.wsj.com/articles/auto-workers-medical-benefits-at-risk-under-new-tax-1427220418

Lojistik 50 milyar dolara ulaştı yabancının iştahı kabardı

Günaydın Group Yönetim Kurulu Başkanı Erol Günaydın, lojistik sektörünün ortalama yüzde 18 büyüdüğünü belirterek “Türkiye’nin yakaladığı potansiyel yabancıların iştahını kabartıyor” dedi. Türkiye’de son 5 yılda ortalama yüzde 18 büyüyen lojistik sektörünün hacminin 50 milyar dolara ulaştığını kaydeden Günaydın Group Yönetim Kurulu Üyesi Erol Günaydın, sektörün 2015 yılında da 110 milyar doların üzerinde bir potansiyele ulaşacağını söyledi. Lojistik sektöründeki şirketlerin toplam cirolarının da 2014 yılında ortalama yüzde 30’luk artışla 15 milyar dolara çıktığını belirten Günaydın, Türkiye’nin son yıllarda yakaladığı potansiyelin yabancı yatırımcıların da iştahını kabarttığına dikkat çekti. Sanayi ve hizmet üreten şirketlerin, eğer lojistiği iyi yönetirlerse maliyetlerinde yüzde 15 ile 50 arasında tasarruf sağlayacaklarını vurgulayan Erol Günaydın, “Günümüzde şirketler üretim maliyetlerinde ve kalitede olabilecek en iyi seviyeleri yakaladılar. Kurumların rekabet avantajının yolu, tedarik zamanlamasını ve lojistik hizmetlerini en iyi şekilde yönetmelerinden geçiyor. Dünya lojistik pazarının büyüklüğü 5 trilyon doların üzerinde. Yeryüzünde üretilen her 1 dolarlık değerin en az yüzde 25’i lojistik etkinliklerine ayrılıyor. AB pazarının büyüklüğü ise 627 milyar Euro civarında. 2015 yılında milli gelirin 1 trilyon dolara, lojistik sektörünün de 110 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşması bekleniyor” diye konuştu. Son 5 yılda lojistik adına ciddi gelişmeler elde edildiğini belirten Erol Günaydın, sektörde geçtiğimiz 5 yıl içinde kapasite ve ürün yelpazesi anlamında genişleme olduğu belirterek “Geçmiş dönemde taşımaların çoğu karayolu ile yapılıyordu” dedi. TEKNOLOJİYE UYDUK Sektörün yaşadığı bir diğer gelişmenin de insan kaynağı ve teknoloji kullanımında olduğunu hatırlatan Erol Günaydın şunları söyledi: “Sektörde artık daha fazla eğitilmiş eleman kullanılıyor, yeni endüstri mühendisleri istihdam ediliyor. Bilgi sistemlerine yatırım yapılıyor. Artık sektör, süreci dijital ortamda yönetecek altyapıya kavuşmak üzere.” http://haber.star.com.tr/ege/lojistik-50-milyar-dolara-ulasti-yabancinin-istahi-kabardi/haber-1013537

Sakarya lojistik üssü olmayı hedefliyor

Taşımacılık amaçlı demir yolu ve Boğaz Köprüsü ile bağlantılı yolların kesiştiği Sakarya’nin, lojistik sektöründe yerini alacağı belirtildi. Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası (SATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Kösemusul, lojistik sektörünün Sakarya için daha da önemli olacağını belirterek, “Karasu Limanı, taşımacılık amaçlı demir yolu, Boğaz Köprüsü ile bağlantılı yolların kesiştiği Sakarya, bu ekonomide gittikçe büyüyen miktarda yerini alacaktır” dedi. EĞİTİM PROGRAMLARI DÜZENLENECEK Avrupa Birliği İş Geliştirme Merkezleri (ABİGEM) iş birliğiyle nakliyeciler ve lojistik sektöründen temsilcilerin katılımıyla SATSO’da düzenlenen programda konuşan Kösemusul, Valilik, Sakarya Üniversitesi, Sakarya Büyükşehir Belediyesi ve ilgili kuruluşlarla Sakarya’nın lojistik sektöründeki payını büyütmek adına çalışacaklarını ve eğitim programları düzenleyeceklerini söyledi. “Lojistik, Sakarya için daha da önemli olacak” diyen Kösemusul, “Karasu Limanı, taşımacılık amaçlı demir yolu, Boğaz Köprüsü ile bağlantılı yolların kesiştiği Sakarya, bu ekonomide gittikçe büyüyen miktarda yerini alacaktır” ifadesini kullandı. Maltepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası Ticaret ve Lojistik Yönetim Bölümü Başkanı Prof. Dr. Mehmet Tanyaş da son yıllarda Türkiye’de “taşımacılık” olarak bilinen sektörden lojistik sektörüne doğru değişim programı izlendiğini dile getirdi. İYİ ANALİZ EDİLMELİ Türkiye’de 732 bin kamyon, 150 bin tır ve 60 bin uluslararası tır bulunduğuna dikkati çeken Tanyaş, verdiği rakamların sadece karayolu taşımacılığından ibaret olduğunu vurguladı. Tanyaş, “Lojistik sektöründe ise karayolları taşımacılığının yanı sıra hava ve deniz yoluyla taşımacılık da büyük önem kazanıyor” diyerek, sözlerini şöyle tamamladı, “Lojistik yönetiminde kara yolları, deniz ve hava yolları ile güçlü entegrasyonu beraberinde getirir. Tedarik zincirinde müşterinin talebine göre çeşitlendirmek önemlidir. Çeşitlendiremezseniz ya müşteri kaybı ya da taşeronluğa girersiniz. Sadece taşımacılık değil, depo, antrepo çalışmaları da yürütmeli. Ürünün taşımacılığı ve dağıtımının yanında uluslararası boyutta ürün temini konusunda da hizmet vermek, müşterinin kurumsal tek firmayla iletişim kurmasını sağlamak adına önemlidir. Müşterinin tüm taleplerini kendinizde toplayabilmelisiniz. Lojistik burada başlar. Yani müşteriye ‘paneli getir, kapıyı götür’ anlayışı. İşin özü ürünü tanımaktan geçer. Hangi ürünü, hangi koşullarda, ne kadar zamanda taşıyıp ulaştırabileceğinizi ve nasıl koruyacağınızı iyi analiz etmelisiniz.” şeklinde konuştu. Kaynak: http://www.ensonhaber.com/sakarya-lojistik-ussu-olmayi-hedefliyor-2015-03-22.html

Delphi’nin insansız Audi QS5 modeli yola çıktı

Hem sektörün büyükleri hem de Google gibi teknoloji firmalarının ciddi yatırımlar yaptığı insansız otomobil modelleri, geleceği şekillendirmek adına artık daha çok aktif trafik içerisine çıkış yapıyor. Bunun en son örneklerinden bir tanesini oluşturan Audi QS5 ise, Amerika’yı baştan başa geçmek için yollara çıkış yapmış bulunuyor. Birleşik Krallık merkezli Delphi Otomotiv şirketi tarafından hazırlanan otonom Audi QS5, taşıdığı birçok sensör, radar ve GPS konum belirleme teknolojisi sayesinde San Francisco’dan New York’a uzanan 5,600 km’lik yolu yaklaşık 8 günde geçmeyi amaçlıyor. 22 Mart tarihinde başlayan yolculuk sayesinde 2.3 TB’lik gerçek yaşam verisi toplamayı hedefleyen şirket, aracı günde sadece 8 saat kullanacak ve hız limitlerini doğrultusunda hareket edecek. 30 Mart tarihinde bitmesi beklenen yolculuğun firmanın gelecek çalışmaları için çok önemli güvenlik ve sürüş verileri sağlayacağı belirtiliyor. Kaynak:http://www.donanimhaber.com/diger-bilim-ve-teknoloji/haberleri/Delphi-Otomotivin-hazirladigi-insansiz-Audi-QS5-modeli-5600-km-yol-yapmaya-basladi.htm

Pirelli premiumda liderliği bırakmıyor

Türk Pirelli, 2014 yılında cirosunu 1,2 milyar TL’ye çıkardı. Toplam lastik pazarındaki küçülmeye rağmen, Premium segmentte bir önceki yıla göre yüzde 30’luk artışla, pazar payını yüzde 20’ye çıkardı. Türkiye ’de bu yıl 55’inci üretim yılını kutlayan Türk Pirelli, 2014 yılına ait finansal sonuçlarını açıkladı. 2014 yılında cirosunu 1,2 milyar TL’ye çıkaran marka, Türkiye Premium Lastik Pazarı’nda da liderliğini sürdürdü. Yeni ürünleri ve Premium lastik pazarının genişlemesiyle, Pazar payını yüzde 20’ye çıkaran Türk Pirelli, bu segmentteki satışlarını da yüzde 30 oranında artırdı. Premium segmentin lideri 2014 yılındaki başarılarının temelinde Premium lastik segmentinde yakalanan ivmenin olduğunu söyleyen Türk Pirelli CEO’su Mete Ekin, “2014 yılında Türkiye’deki toplam lastik pazarı otomotiv fabrikalarına yapılan satışlar ve yenileme satışlarıyla toplam 20 milyon adete ulaştı. Lastik yenileme pazarının yüzde 10’unu, Premium lastik segmenti olarak adlandırılan 17 inç ve üzeri jant lastikler oluşturuyor, son beş yılda bu segment her yıl yılda ortalama yüzde 25 oranında büyümektedir. Bu kapsamda, bizim de geçen yılki stratejimiz, Premium segmente yönelik ürünlere ağırlık vermek ve bu segmentteki satışlara odaklanmak oldu. Yılsonunda bu stratejimizin ne kadar doğru olduğunu gördük” diye konuştu. Türk Pirelli 2014 yılında karlılığının yüzde 60’ını Premium ürünlerin satışlarından elde etti. İhracat yüzde 2,5 arttı 2014 yılında ihracat gelirleri yüzde 2,5 artışla, 682 milyon TL’ye çıkaran Türk Pirelli’nin, ihracat yaptığı en çok ülkeler sırayla İtalya, Almanya ve İspanya oldu. 2014 yılında ÖTV’deki artış nedeniyle otomotiv sektöründeki daralma ve kredi kartlarıyla yapılan taksitli satışlara getirilen sınırlamalar nedeniyle lastik sektörünün yüzde 4 oranında daraldığını söyleyen Mete Ekin, 2015 yılının ise sektör için toparlanma yılı olacağını söyledi. 2015 yılı ile ilgili ön görülerini de paylaşan Ekin, “ 2015 yılı için lastik pazarı beklentilerimiz de yine pozitif yönde. Çünkü pazardaki yüksek performans yani premium segment ve kış lastiklerine olan talep artarak devam ediyor. Bu doğrultuda Türkiye ekonomosine paralel olarak pazarda yüzde 3’lük bir büyüme bekliyoruz.” diye konuştu. Mete Ekin, 2014 yılında Türk Pirelli’nin İzmit’teki fabrikasına teknolojik odaklıolarak 20 milyon Euro yatırım yapacaklarını, Premium lastik segmentinde satışlarını yüzde 15 oranında artırmayı hedeflediklerini belirtti. Dünyada da premium’da yüzde 17 büyüdü 2014 yılı Pirelli S.P.A.’nın da büyüme yaşandığı bir yıl oldu. Toplam lastik satışlarını yüzde 2, Premium lastik satışlarını da yüzde 17,8 oranında artıran Pirelli’nin 2014 yılındaki toplam geliri de 6,1 milyar Euro’ya ulaştı. Kaynak:http://www.radikal.com.tr/otomotiv/pirelli_premiumda_liderligi_birakmiyor-1319962

GM to pull Opel out of Russia and cut back Chevrolet production

US car giant General Motors is to pull its Opel brand in Russia after plummeting sales, and significantly cut back Chevrolet production. GM will focus on selling top-end products in Russia such as Cadillacs, Corvette and Camaro sports cars, and Tahoe sports utility vehicles. Mainstream GM brands have suffered as Russia’s car market has shrunk. The company said it would mothball its St Petersburg factory by the middle of the year. “There may be severance” for the 1,000 employees, and there was no current plan to restart production in the future, GM spokesman Dave Roman said. GM president Dan Ammann said: “This change in our business model in Russia is part of our global strategy to ensure long-term sustainability in markets where we operate. “This decision avoids significant investment into a market that has very challenging long-term prospects,” he added. Opel will leave the Russian market by December. Opel chief executive Karl-Thomas Neumann said: “We do not have the appropriate localisation level for important vehicles built in Russia and the market environment does not justify a major investment to further localise.” Chevrolet will sever its production deal with car-maker Gaz, but its joint venture with Avtovaz will continue to build and market the Chevrolet Niva. GM would continue to honour Opel and Chevrolet warranties and provide parts and services, it said. In February, Opel sales plunged 86% in Russia compared with the year before, while Chevrolet saw a 74% drop. The move was likely to result in about $600m (£409m) in one-off losses, around a third of which would be non-cash expenses, GM said. Source:http://www.bbc.co.uk/news/business-31948923