Otomotiv Sanayii Dernegi Genel Sekreteri Osman Sever, 25-26 Kasim’da gerceklesecek Turkiye’de Dunya Otomotiv Konferansi baskanidir. Ayni zamanda 2015 verileri hakkinda detayli konusma gerceklestirecektir. Otomotiv Sanayii Derneği’nin (OSD) açıkladığı rapora göre, geçenyılın Ekim ayında 100 bin 977 adet olan otomotiv üretimi, bu yıl aynıayda 132 bin 959 adete yükseldi. Aynı ayda otomobil üretimi yüzde 25 artışla 77 bin 243 oldu.Otomotiv satışlarının yüzde 4 düşüşle 66 bin 518 olduğu ayda, otomobil satışları yüzde 6 düşüşle 47 bin 954 adette kaldı. İLK 10 AYLIK RAKAMLAR Ocak-Ekim döneminde sektörde üretim yüzde 18 artışla 1 milyon 106bin 801 adet olurken, otomobil üretimi 8 artışla 643 bin 467 oldu. Aynı ayda satışlar sektör toplamında yüzde 33 artışla 759 bin 715,otomobilde yüzde 31 artışla 548 bin 859 olarak kaydedildi. Source: Uzmanpara.com
The non-shocking, counter-counterintuitive results of a new study. We had our carpets cleaned the other day, and when the cleaner guy found out what I did, the very first thing he said was, “I was going to get an electric car.” Then he looked at me almost apologetically. “But I heard they’re actually worse for the environment.” It’s not the first time I’ve heard it. The media loves these stories. They’re counterintuitive, surprising, and best of all, show that those silly greens, with their idealistic yadda yadda, don’t know how to do math. They’re also wrong, as a new report from the Union of Concerned Scientists conclusively demonstrates. The two-year study digs into the life-cycle greenhouse gas emissions of battery electric vehicles and gasoline cars, from materials to manufacturing to operation to disposal. The four cars used in the comparison were a midsize and a full-size gasoline car, a midsizebattery electric vehicle (based on the Nissan Leaf), and a full-size BEV (based on the Tesla S). Long story short: Electric cars really are cleaner. Electric cars do have a slightly higher carbon footprint in the manufacturing stage, and each BEV also requires manufacturing a battery. But it turns out the vast bulk of auto-related carbon emissions come not from manufacturing but from operation — driving — and the savings BEVs represent on that score make up the difference by many multiples. (Disposal emissions are similar for both types of cars, and a small percentage of the total.) (Union of Concerned Scientists) Here are three quick conclusions from the study. 1) BEV manufacturing emissions are coming down and can be brought down faster Those emissions are already falling, just from the efficiency of scale. UCS recommends three strategies to accelerate the decline: Advances in manufacturing efficiency and in the recycling or reuse of lithium-ion batteries The use of alternative battery chemistries that require less energy-intensive materials The use of renewable energy to power manufacturers’ and suppliers’ facilities 2) BEV operating emissions are coming down and can be brought down faster UCS did a similar study in 2012 that found the same advantage, but the advantage has only widened as the US grid gets cleaner. As coal plants continue to shut down, replaced by natural gas, wind, solar, and energy efficiency, the average emissions of a US kilowatt-hour declines. That means BEV fuel gets cleaner. If the US grid achieves 80 percent penetration of renewable energy, the total emissions of a BEV would fall by another 60 percent. 3) BEVs are already cleaner than gasoline cars in every region of the country This map shows the miles per gallon that a gasoline car would have to get to match the environmental performance of a BEV in each region of the country. (Union of Concerned Scientists) The lowest bar a gasoline car would have to clear — i.e., the dirtiest grid — is 35 mpg, there in the center of the country. That means if you want a gas car cleaner than an electric car, you have to live there, and you have to own one of two cars: the Scion iA or the Honda Fit, both of which will probably only be cleaner for another few years. Electricity is the future The larger meaning this study is that electricity is the future. It is getting rapidly cleaner, while the search for alternative liquid fuels remains halting and slow (or, in the case of VW and “clean diesel,” in reverse). Rapid electrification of the passenger vehicle fleet would not only substantially reduce the carbon emissions of the transportation sector, it would also serve as a huge new pool of electricity demand and storage, facilitating the growth of variable renewable energy like wind and solar. The same can be said, on a somewhat smaller scale, of other sectors that now make heavy use of liquid fuels: heating and cooling, heavy transportation, high-temperature industrial applications. Electrification faces challenges in all those areas, but if the target is zero carbon or close to it, I’d bet on batteries over biofuels. UCS also has a nifty interactive tool where you can put in your zip code and find out how cars, including hybrids, compare in your area. (It’s a pretty easy choice out here in Seattle.) Finally, if you’re sick of all these words, here’s a video summarizing the study: https://www.youtube.com/watch?time_continue=3&v=K9m9WDxmSN8+ Source: Ignore the haters: electric cars really are greener – Vox
Bozankaya’nın elektrikli otobüsü E-Karat, Dünya Otomotiv Konferansı’nda Türkiye’de düzenlenecek Dünya Otomotiv Konferansı’nda Bozankaya’nın yerli üretim elektrikli otobüsü konuşulacak. 2014 yılında Türkiye’de ilki düzenlenen Dünya Otomotiv Konferansı, bu yıl otomotiv, lojistik ve teknoloji sektör yöneticilerini 25-26 Kasım 2015 tarihleri arasında İstanbul’da tekrar bir araya getiriyor. Bozankaya’nın da sponsoru olduğu etkinlikte otomotiv sektörü değerlendirilirken Bozankaya’nın yerli üretim elektrikli otobüsü E-Karat’ta incelenecek. Otomotiv endüstrisinin önde gelen firma ve yetkililerinin katılımı ile uluslararası platformda düzenlenen Dünya Otomotiv Konferansı, bu yıl da sektörü ve gelişmeleri değerlendirecek. 25-26 Kasım 2015 tarihlerinde Silence İstanbul Otel ve Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek konferansta Türkiye’deki ilk iki elektrikli otobüs ihalesini de kazanan Bozankaya E-Karat ve teknolojisi ile ilgili katılımcıları bilgilendirecek. İki gün sürecek programda Türkiye ve Dünya’dan otomotiv sektöründeki gelişmeler, beklentiler, Avrupa ve diğer ülkelerdeki yatırım ve ihracat fırsatları ile yeni teknolojiler üzerine konuşulacak. Bozankaya etkinliğin Altın Sponsoru olarak elektrikli araç ve batarya teknolojileri, elektrikli ulaşım ve kazanımlarına dikkat çekecek. Bozankaya tarafından elektrikli otobüs teknolojisinin kalbi olan batarya ve batarya yönetim sistemleri detaylı olarak aktarılacak. Ayrıca elektrikli otobüslerin saha sürüşlerinde alınan gerçek verilerle desteklenmiş enerji tasarrufu, Türkiye’deki ilk elektrikli otobüs ihaleleri ve şehir içi ulaşım aktörlerinin elektrikli otobüse taleplerinden bahsedilecek. Bozankaya E-Karat ile dünyada öncü elektrikli otobüs üreticileri arasında yer aldıklarını belirten Bozankaya Elektrikli Araçlar Proje Koordinatörü Emrah Dal, konferans öncesi yaptığı açıklamada elektrikli otobüslerin şehir içi ulaşımda avantajlarına dikkat çekerek; “Batarya teknolojisi ve batarya yönetim sistemlerinin daha sürdürülebilir hale gelmesi ile elektrikli otobüsler, tüm dünyada şehir içi ulaşım için avantajlı bir alternatif oldu. Bozankaya E-Karat, konvansiyonel araçlarla karşılaştırıldığında çevreci, sessiz, verimli, ekonomik ve konforlu bir araç. Şehir içi ulaşımında sıfır emisyon ile çevreci bölgeler oluşturulması, şehir içi dur-kalkın sık olduğu bölgelerde verimliliği arttırması ve transmisyon bulunmadığından güç kaybı yaşanmadan yüksek performans sunması ile ön plana çıkıyor. Ayrıca yakıtta dışa bağımlılığı azaltacak şekilde yüksek oranda tasarruf sağlayarak ekonomik toplu taşımacılık çözümü oluyor. Tüm bu avantajları doğrultusunda yurtiçi ve yurtdışında yerel yönetimlerden elektrikli otobüse büyük talep var,” dedi. Detaylı Bilgi için; Deniz Uçar, PRide İletişim T.: +90 216 572 00 60, +90 0532 568 06 09 E.: [email protected]
Sürmek veya sürülmek? Bosch, sürücülere bu ikisi arasında bir seçim sunacak teknolojiyi sağlamanın sadece birkaç yıl uzağında. Bosch Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Dirk Hoheisel, “Otoyol pilotlarımız sayesinde, 2020 yılında yüksek derecede otonom araçların otoyollarda tek başlarına gittiğini görebileceğiz.” diyor. Yüksek derecede otonom sürüşte araç, geçici olarak sürüş görevlerinin tüm sorumluluğunu alıyor. Hoheisel, “Otomobil şoför, sürücü de yolcu olacak.” diyor. Kendi kendini süren otomobil Otoyol pilotu, beş yıl sonra yollarda Sürmek veya sürülmek? Bosch, sürücülere bu ikisi arasında bir seçim sunacak teknolojiyi sağlamanın sadece birkaç yıl uzağında. Bosch Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Dirk Hoheisel, “Otoyol pilotlarımız sayesinde, 2020 yılında yüksek derecede otonom araçların otoyollarda tek başlarına gittiğini görebileceğiz.” diyor. Yüksek derecede otonom sürüşte araç, geçici olarak sürüş görevlerinin tüm sorumluluğunu alıyor. Hoheisel, “Otomobil şoför, sürücü de yolcu olacak.” diyor. Bu, yollardaki güvenliği arttırıyor, ancak teknik güvenlik konusunda da yüksek talepler getiriyor. Ayrıca, araç mimarisinde temel değişiklikler gerektiriyor. Hoheisel, “Teknolojinin geliştirilmesi devam ettiği sürece Bosch iyi bir pozisyonda olacak.” diyor. Bununla birlikte, hükümetlerin otonom sürüş için gerekli olan yasal çerçeveyi belirlemesi de aynı derecede önem teşkil ediyor. Hoheisel, “Mevzuat, teknik olarak mümkün olan şeye ayak uydurmalıdır.” diyor. Bosch test araçları: dört tekerlekli yapay zeka Bosch, Almanya’nın A81 ve ABD’nin I280 otoyollarında, teknik olarak şu anda neyin mümkün olduğunu sergiliyor. İlk olarak BMW 3 Series Touring’e dayanan test araçları ve 2015 yılının ortasından beri de Tesla Model S’te olmak üzere 2013 yılının başından beri mühendisler, kamu yollarında yüksek derecede otonom araçları deniyor. Hoheisel, “Mühendislerimiz, tek bir aksaklık bile olmadan kamu yollarında 10.000 kilometrenin üzerinde test sürüşü gerçekleştirdi.” şeklinde belirtiyor. Araçlar, gerekli olduğu durumlarda hızlanarak, fren ve sollama yaparak trafikte kendilerini yönlendiriyorlar. Ayrıca, dönüş sinyalini ne zaman yanacağı ve ne zaman şerit değiştireceklerine, trafiğin durumuna bağlı olarak kendileri karar veriyor. Bu, aracın çevresinin ayrıntılı bir resmini sunan sensörlerle sağlanıyor. Buna ek olarak Bosch’un ortağı TomTom, mevcut trafik durumuyla ilgili önemli bilgilerden faydalanan dinamik, son derece ayrıntılı bir harita sunuyor. Bir bilgisayar, yoldaki diğer kullanıcıların davranışını analiz ve tahmin etmek üzere tüm bu bilgileri kullanıyor ve buna dayanarak yüksek derecede otonom araçların sürüş stratejisi hakkında kararlar alıyor. Hoheisel, “Bosch teknolojisi, otomobilleri akıllı hale getiriyor.” diyor. Test araçlarının modifiye edilmesi: 1.400 saatlik çalışma ve 1.300 metre kablo Test araçlarının kendi başlarına sürüş yapmalarından önce bazı modifikasyonların yapılması gerekiyor. Tesla’yı örnek alacak olursak, Bosch aralarında stereo video kameranın da bulunduğu 50 yeni parçayı yerleştirmek ve 1.300 metre kablo döşemek için 1.400 saat harcadı. Bunun tamamen işe yaramasının iyi bir nedeni var. Yüksek derecede otonom araçlar, bir parçanın arızalanması durumunda bile güvenli bir şekilde çalışmalıdır. Söz konusu operasyonel güvenilirliğin elde edilebilmesinin tek yolu, fren ve direksiyon gibi güvenlik açısından kritik sistemlerin bolluğunu içeren bir tasarım stratejisidir. Örneğin, Tesla test araçları hem iBooster elektromekanik fren servosuna, hem de ESP fren kontrol sistemine sahiptir. Bu Bosch parçaları, herhangi bir sürücü müdahalesine ihtiyaç olmadan otomobile birbirinden bağımsız bir şekilde fren yaptırtabilir. Bununla birlikte ilk bakışta Bosch test araçlarının, üretim modellerinden farkı çok az. Hoheisel’a göre “bugünün üretim modelleri ile karşılaştırıldığında en büyük farkın görüleceği yer iç kısım”. Yüksek derecede otonom sürüş, insan-makine arayüzünü değiştirecek,otomobil ve sürücü arasındaki iletişim için modern konseptler gerekecek. Yenilikçi görüntüleme cihazları ile Bosch, bu alanda daha şimdiden umut vaat eden çözümler sunuyor: örneğin, Audi TT’de bulunan TFT cihaz kümesi, mükemmel netlikle birlikte işlemede maksimum esneklik sunuyor. Göz hizası göstergeleri kullanan Bosch, hız, navigasyon istemleri ve uyarılar gibi bilgileri direkt olarak sürücünün görüş alanına yerleştiriyor. Her iki bilginin aracın yaklaşık iki metre civarındaki bir mesafede sorunsuz bir şekilde harmanlanacağı şekilde bu bilgiler aracın çevresini üst üste koyuyor. Tüm araç sistemlerinin derinlemesine anlaşılması, başarının anahtarıdır Otonom sürüş, aracın güç aktarım organlarını, frenlerini, direksiyonunu, görüntüleme cihazlarını, navigasyon ve sensörlerini ve ayrıca aracın içerisinde ve dışarısındaki bağlanabilirliği olmak üzere tüm otomobili etkiliyor. Tüm araç sistemlerinin derinlemesine anlaşılması, başarının anahtarıdır. Özellikle yıl başından ve direksiyon uzmanı olan ve şu anda Robert Bosch Automotive Steering GmbH olarak bilinen ZF Lenksysteme GmbH’nin satın alma işleminin tamamlanmasından beri, dünya genelinde çok az sayıda şirket bu alanda Bosch kadar bilgiye sahip. Sürücü destek sistemleri, otonom sürüşün omurgasını oluşturuyor. Bugün bile sürücülerin şerit değiştirmesine, şeritte kalmasına ve bir engelle karşılaştığında fren veya kaçış manevrası yapmasına yardımcı oluyorlar. Hoheisel, “Kendi kendine sürüş yapan otomobillere doğru ilerlerken, pek çok yeni destek sistemine öncülük ediyor olacağız.” diyor. Bosch’un bunlardan elde ettiği tecrübeler, daha fazla ivme sağlayarak direkt olarak otonom sürüşün geliştirilmesine katkı sağlayacak. Bosch’un, sürücü destek sistemleri üzerinde çalışan dünya genelinde 2.000 mühendisi var. Bu mühendisler, 2011 yılından beri otonom sürüşü geliştirmekte olan, bir tanesi Abstatt, Almanya ve diğeri de Kuzey California’nın Silikon Vadisi olan Palo Alto’da bulunan iki ekibi destekliyor. Otonom sürüş, ilk olarak karayolu trafiğini daha güvenli bir hale getirmek amacını taşıyor. Her yıl dünyada tahmini 1,3 milyon insan karayolu kazalarında ölüyor. Vakaların yüzde 90’ınında, kazanın nedeni insan hatasıdır. Hoheisel, “Kritik trafik durumlarında, doğru destek hayat kurtarabilir.” diyor. Bosch kaza raporu, sadece Almanya’da üçte bir oranında olmak üzere, otomasyonun arttırılmasının kaza oranlarını çok düşük oranlara çekebileceği tahmininde bulunuyor. Bu, sigortacıların artık farkına varmaya başladığı bir şey. Örneğin İngiltere’de araç sahiplerine, şehir içi sürüş için acil frenleme fonksiyonu (AEB şehir) gibi bazı sürücü destek sistemleri ile donatılması durumunda daha uygun sigortalar sunuluyor. Otonom sürüş, karayolu trafiğini daha güvenli bir hale getirmenin yanı sıra, aynı zamanda çok daha etkin bir hale getiriyor. ABD’de gerçekleştirilen çalışmalar, otobanlarda kestirimci sürüş stratejilerinin uygulanmasının, yüzde 39 oranında bir yakıt tasarrufu ile sonuçlanabileceğini belirtiyor. Yasal gereksinimler: hükümetlerin ve derneklerin harekete geçmesi gerekiyor Yüksek derecede otonom sürüş, kanunlarda değişiklikler olmazsa hayata geçemez. Sürücülerin her zaman için araçlarının kontrolünü sağlamaları gerektiği emrini veren 1968 tarihli Viyana Karayolu Trafik Sözleşmesi ile getirilen bir yasal kısıtlama bulunmaktadır. Şu ana kadar bu kısıtlama, yüksek derecede otonom sürüşe imkan vermedi. Yine de hem Almanya hem de diğer pek çok ülke için geçerli olmak üzere, yönetmeliklerde değişikliklerin meydana gelebileceği yönünde işaretler var. Olasılıklardan bir tanesi, sürücünün istediği zaman engel olabildiği veya devre dışı bırakabildiği sürece otonom sürüşe izin verebilir. Bu istisnaya izin vermek üzere yönetmeliklerin ne şekilde revize edileceği konusunda tartışmalar yakın. Düzenleyici kanundan ayrı olarak, araç lisanslama kanunu da ayrı bir engel teşkil ediyor. Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu’nun (UNECE) R.79 sayılı yönetmeliği, direksiyona otonom müdahalede sadece saatte 10 kilometre hız limitine kadar izin veriyor. Bugüne kadar, bunu değiştirme konusunda sadece isteksiz girişimlerde bulunuldu. Ancak gayri resmi bir UNECE çalışma grubu, bu konu üzerinde çalışıyor. Hoheisel, “Hükümetlerin ve derneklerin kısa bir süre içerisinde doğru hamleyi yapacağından kesinlikle eminiz.” diyor. Bunu takiben, geriye kalan tek sorun onay: mevcut yöntemler kullanıldığında, bir otoyol pilotu sisteminin üretimine başlamadan önce milyonlarca kilometrelik testi tamamlaması gerekiyor. Bosch, şu anda simülasyona çok daha fazla dayanan yeni yaklaşımlar üzerinde çalışıyor. Source: Kendi kendini süren otomobil Otoyol pilotu, beş yıl sonra yollarda
DÜNYA OTOMOTİV KONFERANSI TÜRKİYE’DE LOJİSTİK VE AR-GE YÖNETİCİLERİ “DÜNYA OTOMOTİV KONFERANSI VE FUARI” NDA BULUŞUYOR! Türkiye otomotiv sektörünün üretim ve ihracat liderlerinden Ford Otosan ve Tofaş başta olmak üzere Ar-Ge ve Lojistik yöneticileri sektördeki gelişmeleri uluslararası arenada masaya yatırmak adına 25-26 Kasım 2015 tarihlerinde Türkiye’de Otomotiv Konferansı ve Fuarı’nda bir araya geliyor. Sektörden gelişmeler OSD Otomotiv Sanayii Derneği Genel Sekreteri Osman Sever başkanlığında İstanbul Silence Otel ve Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek ve iki gün sürecek olan konferans; Ulaştırma ve Sanayi Bakanlıklarından açılış konuşmaları ile güne başlayacaktır. YASED Uluslararası Yatırımcılar Derneği Başkanı ve Shell Türkiye Ülke Başkanı Ahmet Erdem’in konuşmasının ardından konferans Gümüş Sponsoru Actecon’u temsilen Avukat Sinem Uğur, Coşkunöz Holding CEO’su Emin Ataç, İnci Holding CEO’su Hakan Göral, Aktaş Holding CEO’su ve Yönetim Kurulu Üyesi Sami Erol ile devam edecek ve Dünya Bankası iştiraki IFC Bank’I temsilen Rusya’dan Kristina Turilova ve GfK CEEMETA Bölgeleri Ürün Müdürü Karolin Abda ile sabah oturumu tamamlanacaktır. Lojistik, tedarik zinciri ve limanlar Günün ikinci yarısı konferans Gümüş Sponsoru Ekol Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Musul ile başlayacak ve lojistik, tedarik zinciri ve limanlar konularına yoğunlaşılacaktır. Ford Otosan Genel Müdür Yardımcısı Cengiz Kabatepe, Tofaş Genel Müdür Yardımcısı Onur Yalçın, konferans Bronz Sponsoru UbiQ Group Yönetici Müdürü Michel Kilzi, Omsan Lojistik Genel Müdür Yardımcısı Ufuk Keçeçioğlu’nu takiben Autoport / Arkas Holding Liman ve Terminal Hizmetleri Grup Başkan Yardımcısı Özgür Kalelioğlu, Borusan Lojistik Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Dölen ve Yılport Gemlik Genel Müdür Antonio Barbara ile sona erecektir. Elektrikli araç ve batarya teknolojileri İkinci gün Dünya Otomotiv Konferansı Altın Sponsoru Bozankaya’yı temsilen Elektrikli Araçlar Proje Koordinatörü Emrah Dal’ın Elektrikli Otobüs – Bataryalı Otobüs konulu sunumu ile başlayacaktır. Aselsan, Temsa ve Altınay’ın yerli elektrikli otobüs projeleri hakkındaki ortak sunumu sonrasında Hexagon Studio Yönetici Müdürü Tolga Kaan Doğancıoğlu, Derindere Motorlu Araçlar Yönetim Kurulu Başkanı Önder Yol ve Çukurova Üniversitesi Otomotiv Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Kadir Aydın ile oturum sonra erecektir. Sürücüsüz araçlar, connectivity, hafif araç teknolojileri ve emisyon Günün son oturumu Ford Otosan Genel Müdür Yardımcısı Ernur Mutlu, Bosch Mobilite Çözümleri İlk Donanım Satış Direktörü Gökhan Tunçdöken, Tofaş Ürün Mühendisliği Direktörü Enrico Gobetto, Okan Üniversitesi Araştırma ve Proje Geliştirme Direktörü Prof. Dr. Orhan Alankuş ile başlayacaktır. Konulardaki global gelişmeleri Almanya’dan EY Otomotiv Sektör Lideri Peter Fuss ve AlixPartners Direktörü Maximilian Coqui, Katar’dan QMIC AR&GE Ürün Müdürü Dr. Hamid Menouar’ın paylaşmalarının ardından gün sona erecektir. Otomotiv Test Fuarı Dünya Otomotiv Konferansı katılımcılarının Otomotiv Test Fuarını ziyaret fırsatı da olacaktır. 1896 Henry Ford’un ilk otomobilinin el yapımı benzinli replikası gösterimde Günün stresini atabilmek adına renkli çalışmalara da yer verilecektir. Henry Ford’un 1896 yılında yaptığı ve şuan Amerika Ford müzesinde bulunan ilk otomobilinin replikası Türkiye’de Dünya Otomotiv Konferansı Fuar alanında sergilenecektir. Şuan Türkiye’de hiçbir müze veya koleksiyoncuda bulunmayan bu otomotiv, gerçeğinin 3/4 ölçeğinde benzinle çalışan replikasıdır. Katılımcılar Hakkında Londra merkezli Worldwide Partnerships firması tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen organizasyona Türkiye’den ve Almanya, İtalya, İran, Rusya, Qatar, İngiltere gibi ülkelerden 200 kişi üzerinde üst düzey katılım beklenmektedir. www.dunyaotomotivkonferansi.com Ersin Kara Director Worldwide Partnerships London +44 745 332 3512 | [email protected] [wwps_dropcap style=”simple” size=”1″]Dünya Otomotiv Konferansı Basın Bülteni. Dünya Otomotiv Konferansı Basın Bülteni . Dünya Otomotiv Konferansı Basın Bülteni .[/wwps_dropcap]
Dünya genelinde satılan elektrikli otomobil sayısının bu yıl, 2014’e göre yüzde 9,3 artarak, 254 bine yaklaşacağı tahmin ediliyor. Dünya genelinde satılan elektrikli otomobil sayısının bu yıl, 2014’e göre yüzde 9,3 artarak 254 bine yaklaşacağı tahmin ediliyor. Piyasa analiz şirketi IHS’nin otomotiv sektörü araştırmasından derlenilen bilgilere göre, bu yıl dünya genelinde otomobil satışlarının 2014’e göre, yüzde 2,4 artarak 88,6 milyona çıkması bekleniyor. Otomotiv satışlarındaki artış, son dönemde gelişme trendine giren elektrikli otomobillerde de kendisini gösteriyor. Geçen yıl, 231 bin 899 olan elektrikli otomobil sayısının, bu yılın sonunda yüzde 9,3 artarak 253 bin 599’a çıkması bekleniyor. Dünyanın önde gelen otomotiv firmalarının bulunduğu gelişmiş ülkeler, elektrikli otomobil kullanımında da ilk sıralarda yer alıyor. Bu yılın ilk çeyreğine ilişkin satış rakamları incelendiğinde ABD, en çok elektrikli otomobil satılan ülke oldu. Amerika’da geçen yılın ilk çeyreğinde 14 bin 799 elektrikli otomobil satıldı. Söz konusu rakam bu yılın aynı döneminde 14 bin 832 oldu. Çin’de elektrikli otomobil satışlarında ise ciddi bir artış yaşandı. Geçen yılın ilk çeyreğinde bin 486 olan elektrikli otomobil satışı, 2015’in ilk çeyreğinde 12 bin 555’e yükseldi. Source: Elektrikli otomobil sayısı artıyor
Uluslararası marka değerlendirme kuruluşu Brand Finance, Türkiye’nin en değerli markalarını sıraladı.Türkiye’nin En Değerli Markaları araştırmasının sonucuna göre Anadolu Isuzu bu sene ilk kez ilk 100 arasında içinde yerini aldı. Anadolu Isuzu ilk kez ilk 100’de ! Uluslararası marka değerlendirme kuruluşu Brand Finance, Türkiye’nin en değerli markalarını sıraladı.Türkiye’nin En Değerli Markaları araştırmasının sonucuna göre Anadolu Isuzu bu sene ilk kez ilk 100 arasında içinde yerini aldı. Otomotiv sektöründen 8 firmanın bulunduğu ve Anadolu Isuzu’ nun 73.sırada yer aldığı bu yılki listedeki 100 markanın toplamı 34 milyar 383 milyon değerinde olduğu ve geçen seneye kıyasla yüzde 15 yükselme gösterdiği belirlendi. Turkey 100 tablosundaki markaların toplam değeri, bu seneki Global 500 tablosunun toplam marka değerinin yüzde 4’üne eşit geldi. Araştırmada bu oranın her yıl bu oran artmakta olduğu ve Türk markalarının gittikçe daha fazla değer kazandığı belirtildi. Source: Anadolu Isuzu ilk kez ilk 100’de ! – Otomobil Gazetesi
Race car for the road, showstopper,r and instant neck breaker are the words and phrases that’ll come to mind once you see this BMW Z4 GT that’s been massaged by the artisan hands at Varis and Bulletproof Automotive. According to Bulletproof Automotive off of both Facebook and Instagram earlier yesterday (Nov 2, 2015) they’ve officially […] We imagine this is what Bruce Wayne would drive if he was in Germany and needed something to cruise in on the Autobahn. Race car for the road, showstopper,r and instant neck breaker are the words and phrases that’ll come to mind once you see this BMW Z4 GT that’s been massaged by the artisan hands at Varis and Bulletproof Automotive. According to Bulletproof Automotive off of both Facebook and Instagram earlier yesterday (Nov 2, 2015) they’ve officially unveiled their Z4 GT build for SEMA 2015 and it’s an instant hit. Go ahead and search for #SEMA2015 or #SEMA on Instagram and you’re bound to see a couple photos of this bespoke BMW sitting pretty at the Toyo Tires booth. Check out some of the social media that’s already rolled out. Believe it or not, you can actually buy this kit (or at the very least have one made.) Japan always being one step ahead of the game in all things cool and next level, already showcased this particular kit at their 2015 Tokyo Auto Salon earlier in January. The wide body kit is made by a company called Varis and is made to look and function similarly to the Z4 GT3 race car. Just because it’s a one-off design doesn’t mean quality has been scrimped as they’ve used race quality parts and materials. The kit comes with, Front Bumper Wide Fender Under Lip, Front fender Extension Cover, Side Step Panel Set, Big Under Board Set, 5 piece Rear Fenders, Rear Bumper, Side Air Shroud, and Rear Diffuser System. MSRP for the entire kit comes in at a tick under $18K at $17,995. Like they say, you gotta pay to play. As for the interior, it looks entirely all custom and you’ll have to drop your car off at their HQ in Hawthorne, CA if you want to replicate the look. NEXT: Unveiled: 2016 BMW M2 Packs 365 HP And 369 Lb-Ft But rest assured if you roll up to any meet or Cars and Coffee event sporting this one of a kind wide body kit, you’ll fit right in with the rest of the higher priced exotics and will have a unique look not often replicated. If you have to ask yourself why? Just remember. BecauseRaceCar. Source: SEMA 2015: Bulletproof Automotive’s Z4 GT Is A Coachworks Kit You Can Buy