Author: Ersin Kara

New report looks into Global car muffler industry report, 2014

New report looks into Global car muffler industry report, 2014   The report firstly introduces Car Muffler basic information including Car Muffler definition classification application and industry chain overview; Car Muffler industry policy and plan, Car Muffler product specification, manufacturing process, cost structure etc. Then we deeply analyzed the world’s main region market conditions that including the product price, profit, capacity, production, capacity utilization, supply, demand and industry growth rate etc.   2014 Market Research Report on Global Car Muffler Industry is a new market research publication announced by Reportstack. This report was a professional and depth research report on Global Car Muffler industry that you would know the world’s major regional market conditions of Car Muffler industry, the main region including North American, Europe and Asia etc, and the main country including United States ,Germany ,Japan and China etc. In the end, the report introduced Car Muffler new project SWOT analysis, investment feasibility analysis, and investment return analysis and Global Car Muffler industry. In a word, it was a depth research report on Global Car Muffler industry. And thanks to the support and assistance from Car Muffler industry chain related technical experts and marketing experts during Research Team survey and interviews. The report including six parts, the first part mainly introduced the product basic information; the second parts mainly analyzed the Asia Car Muffler industry; the third part mainly analyzed the North American Car Muffler industry; the fourth part mainly analyzed the Europe Car Muffler industry; the fifth part mainly analyzed the market entry and investment feasibility; the sixth part was the report conclusion chapter.   To access full report with TOC, please visit 2014 Market Research Report on Global Car Muffler Industry.           Source: http://www.whatech.com/market-research-reports/press-release/automotive/32877-new-report-looks-into-global-car-muffler-industry-report-2014

Bakan Işık yerli otomobil için tarih verdi

Bakan Işık yerli otomobil için tarih verdi   Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Türkiye’nin otomotiv sektörüyle ile ilgili açıklamalarda bulundu. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, “Yerli otomobilin 2020 yılından önce yollarımızda olmasını hedefliyoruz” dedi.  Kocaeli’de  otomotiv sektör toplantısında yetkililerle bir araya gelen Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Türkiye’ninotomotiv sektörüyle ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Katılımcılara,otomotiv sektörüyle ilgili rakamları paylaşan Bakan Işık, 2023 hedefi olarak, Türkiye’de icraat edilecek veya üretilecek ürünlerin yüzde 15’nin ileri teknoloji düzeyinde olması olduğunu söyleyerek şunları ifade etti:“Türkiye son 12 yılda düşük teknoloji düzeyinden orta teknoloji düzeyine geçti. Üretim ortalamamız tam orta teknoloji düzeyinde ancak 2023 hedeflerine erişmek için mutlaka teknoloji düzeyimizi daha üstlere taşımak durumundayız. Burada ilk hedefimiz orta teknoloji düzeyine ulaşmak, ardından da ileri teknoloji düzeyine erişmek. 2023 için hedefimiz, icraat edeceğimiz veya üreteceğimiz ürünlerin yüzde 15’inin ileri teknoloji düzeyinde olması. Bu nedenle bizim 3Y diye formüle etimiz, yerli, yenilikçi ve yeşil üretim anlayışını artık sanayide artık öncelik olarak belirlemiş durumdayız.”Araç üretiminde dünyada 6. sırada olduğumuzu söyleyen Bakan Işık, “2013 verilerine göre, dünya ticareti yaklaşık 18 trilyon dolar. Otomotiv sektörünün cirosu ise 1 trilyon 550 milyar dolar. Ülkemiz dünya araç üretimde, 2013 rakamlarına göre, ben 15 diye biliyorum, bazı rakımlar 17 diyor ama 15 daha uygun gibi gözüküyor. Avrupa’da da 6. sıradayız. Ticari araç üretiminde ise dünyada 9., Avrupa Birliği’nde birinciyiz. Ülkemizotomotiv sanayinin, dünya  otomotiv ihracatından aldığı pay 2002’de binde 6 iken, şuanda yüzde 1.4’e yükseldi. Bu oranlar sektörümüz ve ülkemiz açısından sevindirici. Şuanda 2013 verilerine göre faaliyet gösteren firma sayımız 3 bin 280. Bu firmaların 138’i KOBİ üstü. 319’u orta ölçekli, 980’i küçük ölçekli, bin 843’ü ise mikro ölçekli. 2013 yılında ana ve yan sanayi ile birlikte sektörde 74 milyar TL’lik ciro, 4,3 milyar TL’lik faaliyet karı elde edildi. 162 bin 590 kişi de istihdam edildi” şeklinde konuştu.Otomotiv Sektörü Strateji Belgesi ve Eylem Planı’ndaki çoğu eylemi hayata geçirdiklerini hatırlatan Bakan Işık, hayata geçiremeyen eylemler olduğunu ve önümüzdeki dönem bununla ilgili gerekli hassasiyeti göstereceklerini söyledi. Bakan Işık, “2011 yılında uygulamaya başladığımız Otomotiv Sektörü Strateji Belgesi ve Eylem Planı, 2011-2014 yıllarını kapsıyordu, önemli çıktılar ortaya koydu. Bu belgedeki eylemleri büyük oranda hayata geçirdik. Geçiremediğimiz eylem var.Onun da farkındayız. Önümüzdeki dönem bununla ilgili de gerekli gayreti göstereceğiz. Şimdi bu belgemizi tekrar revize edeceğiz ve 2015-2018 dönemi için yeni bir Otomotiv Sektörü Strateji Belgesi ve Eylem Planı ile yolumuza devam edeceğiz” dedi. “Ülkemizdeki test ve muayene kapasitesini geliştirmek için büyük bir gayret gösteriyoruz” diyen Bakan Işık, “Burada Bursa Yenişehir’de kuracağımız Otomotiv Test Merkezi’nin şuanda çalışmaları büyük bir hızla devam ediyor. Belki de şöyle bir müjdeyi sizinle paylaşmakta fayda var. Yenişehir’de kuracağız test merkezinde vites büyüttük. Belki dünyanın en iddialı test merkezlerinden birini kuracağız. Yerini değiştirdik, testlerin çok daha iyi yapılmasıyla ilgili alanı belirledik, şimdi o alanla ilgili hızlı bir şekilde gerekli tüm çalışmaları yürütüyoruz. Ben de yakın olarak takip ediyorum” ifadelerini kullandı. Yazılım teknoloji konusuna da ayrı bir önem verilmesi gerektiğini belirten Bakan Işık, “Bugün gelinen noktada araçlardaki elektronik ve gömülü yazılım payı yüzde 40’larda iken, önümüzdeki bu payın yüzde 70’lere çıkacağı tahmin ediliyor. Bu açıdan Gebze’de faaliyete geçecek olan Bilişim Vadisi’nin  otomotiv sektörüne yeni bir ivme kazandıracağını düşünüyoruz” dedi. Türkiye’de üretilecek  yerli otomobil için ise Bakan Işık “Türkiye’nin artık yerli bir markaya ihtiyaç olduğunu toplumun çok geniş kesimleri tarafından kabul gören bir durum. Yerli markanın 2020 yılından önce yollarımızda olmasını hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.               Kaynak: http://www.internethaber.com/bakan-isik-yerli-otomobil-icin-tarih-verdi-733401h.htm  

5 Reasons why Electric Cars are the future

5 Reasons why Electric Cars are the future     Electric cars are one of the most-talked about topics in the world of tech and motoring at the moment, and that’s no surprise: they’re the future of driving. Businesses in Portsmouth will be able to get a taster of electric cars and how they can benefit from the electric vehicles revolution courtesy of My Journey Portsmouth on October 28th.   One of three seminars centred around more efficient driving on the day, the electric car seminar will take place from 11:00am to 1:00ppm at Action Stations in Portsmouth Historic Dockyard. All three seminars are free to attend with prior registration, and the electric car workshop will cover what kinds of electric vehicles are available and how the Energy Saving Trust’s Plugged-in Fleets Initiative can help businesses develop a case for electric car adoption. In commemoration of the seminar, we’ve put together a list of five reasons for why electric vehicles are a brilliant replacement for traditional fuel-powered ones. Book your space at the seminar and find out more about the day on the My Journey website. 1) Silent and Smooth Anyone who rides in an electric car is instantly surprised by its quietness and smoothness. After years of driving petrol-powered vehicles, getting behind the wheel of an electric motor is refreshingly relaxing, largely thanks to how the accelerator instantly delivers a kick to the wheels without the slight delay of the combustion engine middleman. You feel like you’re drifting along roads and through streets. The experience of driving an electric car makes traditional vehicles feel outdated and clunky. It almost feels like you’re just flying above the road. 2) Say goodbye to petrol stations Combustion engines aren’t the only middlemen being cut out of the vehicle equation — petrol stations could be the next to go. With home recharging tech constantly being developed further, it won’t be long before charging our cars overnight at home will be just as commonplace as charging our smartphones while we sleep. Petrol stations will lose the pumps and become more attractive roadside stop-offs. And you’ll never have to worry about your petrol cap being on the wrong side ever again.   3) Cutting the costs Electric cars are far more efficient than petrol-powered vehicles — on a mile-per-mile basis you’ll be paying about a third for running an electric car compared to what you’re currently paying for a car that runs on petrol. On top of that, electric cars don’t have as many systems to break down, so maintenance cost will be much lower. The main concern for electric car owners is making sure their tyres are pumped! And warranties will generally be cheaper because there’s less to go wrong. You’ll feel like your car itself is making you money.   4) High-fiving the environment The majority of researchers have said that electric cars have smaller environmental impacts compared to conventional vehicles, especially as renewable energy continues to strengthen its prevalence. While some analysts will argue otherwise, it’s an undeniable fact that the lack of tailpipe means the air quality will be much better as electric cars gradually become more commonplace. Cars and trees can be friends, instead of always fighting…   5) The Future Electric cars certainly look to be the future of motoring. It’s quite a new industry, so there’s still a lot of untapped potential and innovation to be discovered. Every year, batteries get stronger and last longer, constantly fighting against the ‘Range Anxiety’ worry which most electric car owners have to deal with at the moment — the idea that electric cars are often only good for shorter journeys under 100 miles. Electric vehicle charging tech will become more commonplace, the range of electric cars on the market will become more diverse and cheaper, and we’ll probably see a few groundbreaking surprises along the way. Time-travelling DeLoreans are probably still quite a way off, though.                   Source: http://www.teamlocals.co.uk/5-reasons-why-electric-cars-are-the-future-28979 written by Steve Williams

Global EPDM (Ethylene Propylene Diene Monomer) Market 2019

Global EPDM (Ethylene Propylene Diene Monomer) Market – Trends & Forecasts to 2019   DUBLIN, Oct. 24, 2014 /PRNewswire/ — Research and Markets has announced the addition of the “EPDM (Ethylene Propylene Diene Monomer) Market by Application and Geography – Trends & Forecasts to 2019” report to their offering.  The report on EPDM captures its global market size by volume and value. The market for EPDM is growing at a brisk pace in emerging markets. The demand for EPDM is driven by the end-user industries such as automotive, building & construction, electronics, and plastic modification. Demand dynamics from the end use industry and manufacturing technology up gradation are the two major factors that are expected to shape the demand for EPDM in near future. The global automotive industry is a major consumer of EPDM. Thus it is imperative that the demand for EPDM will be significantly influenced by its consumption towards automotive applications. EPDM, owing to its physical properties, has a number of applications in the automotive industry such as weather-stripping & seals, glass-run channel, radiator, tubing, belts, electrical insulation, plastic impact modification to be used in bumpers and hoods, thermoplastic vulcanisates and motor oil additives. It is because of these properties that today, modified EPDM plastics are replacing PVC and other materials that were used in automotive interiors; increasing its global consumption. The EPDM market in emerging markets such as Brazil, Mexico along with China and India are expected to grow with a relatively higher CAGR for the next five years. Companies around the world are investing capital in order to achieve a higher EPDM manufacturing efficiency. Lanxess AG(Germany) is among the front runners in this arena. The company has developed a new technology called the Keltan ACE process to produce EPDM. Compared with conventional production processes, Keltan ACE technology reduces energy requirements for rubber production and it does not require catalyst extraction as a result of high catalyst efficiency. Furthermore, the process enables the manufacture of new EPDM rubber grades. LANXESS AG has also developed the Keltan Eco grade of EPDM, which is manufactured using raw materials extracted from sugarcane waste that in turn is a renewable resource; thus making it more eco-friendly. This market has yet to be tapped fully and holds huge promise as most industries are focusing on green technology and energy saving process currently This report estimates and forecasts the regional and country level markets for EPDM by volume and value for major application such as automotive, wires & cables, building & construction, tires & tubes and plastic modification additives. It provides a comprehensive review of major market drivers, restraints, opportunities, winning imperatives, challenges, and key issues in the market. The opportunities for new entrants in light of market forces such as consumers’ bargaining strength, raw material sourcing, and market penetration threshold are analyzed using Porter’s Five Forces Model. In-depth secondary research and extensive primary research was conducted in order to ascertain market volumes and values. In order to present a competitive landscape of the global EPDM market, key market players such as LANXESS AG (Germany), ExxonMobil Chemical (U.S.), Dow Elastomer (U.S.), Mitsui Chemical (Japan), Kumho Polychem (South Korea), Lion Copolymer (U.S.), Versalis (Italy), JSR Corporation (Japan), Jilin Chemical (China), SK Global Chemical (Japan), NizhnekamskNeftekhim Inc (Russia), and Sumitomo Chemical Company Ltd (Japan) have been profiled. Key Topics Covered: 1 Introduction 2 Research Methodology 3 Executive Summary 4 Premium Insights 5 Market Overview 6 Industry Trends 7 Global EPDM Market, By Application 8 EPDM Market, By Geography 9 Competitive Landscape 10 Company Profiles Companies Mentioned: Carlisle Companies Incorporated Dow Elastomers Exxonmobil Chemical Company JSR Corporation Johns Manville Incorporated Kumho Polychem Co. Ltd. Lanxess AG Lion Copolymer Llc. Mitsui Chemicals Inc OAO Nizhnekamskneftekhim Petrochina Co. Ltd. SK Global Chemical Co. Ltd. Sumitomo Chemical Co., Ltd. Versalis (Polymer Europa Spa)             Source: http://www.prnewswire.com/news-releases/global-epdm-ethylene-propylene-diene-monomer-market—trends–forecasts-to-2019-540246734.html original Research and Markets

General Motors 1,38 milyar dolar kâr açıkladı

General Motors 1,38 milyar dolar kâr açıkladı     ABD’li otomotiv devi General Motors Kuzey Amerika ve Çin’deki güçlü talebe bağlı olarak bu yılın üçüncü çeyreğinde beklentilerin üzerinde kâr elde ettiğini açıkladı. General Motors üçüncü çeyrekte hisse başına 0.81 dolar olmak üzere net kârının 1.38 milyar dolara ulaştığını açıkladı. Bir defalık kalemler çıkarıldığında GM’nin hisse başına kârı 97 sent ile analistlerin 95 sent olan beklentisinin üzerinde gerçekleşti. Şirket geçen yılın aynı döneminde 698 milyon dolar kâr açıklamıştı.         Kaynak:http://www.dovizgazetesi.com/haber/23640-general-motors-138-milyar-dolar-kr-acikladi.html

Kolay bulamayacağınız 10 yüksek güçlü otomobil

Kolay bulamayacağınız 10 yüksek güçlü otomobil   Herkesin tanıdık olduğu Ferrari, Lamborghini ve Aston Martin dışında bilmediğimiz yüzlerce araba markası var. Ve gerçek şu ki bu araba markaları yüksek güçlü pek çok araca sahip. İşte size çok da göz önünde olmayan 10 yüksek güçlü otomobil!     1)Beck LM 800 Bir İsviçre tasarımı olan bu özel aracın en önemli özelliği çok hafif olması. Sadece 900 kg olan Beck LM 800 aerodinamik bir tasarım. 4.2 çift turboya ve 650 beygirgücüne sahip olan LM 800 otomobil severlerin ilgisini çekebilecek nitelikte.   2)Orca C113 Alüminyum, magnezyum ve titanyum gibi hafif maddelerden oluşan Orca C113 karbon-kevlar’dan yapılan bir gövde paneline sahip. Toplam ağırlığı ise sadece 850 kg. Beck LM 800 gibi İsviçreli otomobil üreticilerine ait olan Orca C113 ilk defa 2003 yılında düzenlenen Geneva Motor Şovunda sergilendi.   3)W3 Triposto Clyde ve Hugh Kwok’un da içinde bulunduğu babalar ve oğullardan oluşan bir grup tarafından tasarlanan W3 Triposto profesyonel bir yarış arabası standardında. Porsche 911’i donör olarak kullanan Kanadalı bir şirket tarafından üretilen bu spor araç ileride çok konuşulacağa benziyor. 4)Carbontech Redback Spyder Avusturalyalı kit araç üreticisi Carbontech Replicas tarafından üretilen Carbontech Redback Spyder Chevrolet LS1’in V8 motoruna sahip. 450 bhp güç harcayan motorun devir saati 1500-6300 arası değişiyor. Carbontech Redback Spyder yaklaşık 1000 kg. 5)Brokernet Silver Sting GT yarışlarında kullanılmak üzere tam 7 yılda tasarlanan Brokernet Silver Sting bir yarış arabası. 432 beygirgücüne sahip olan bu araç 3.8 saniyede 0,96 km yol alabiliyor. Zoltan Peredy tarafından tasarlanan Brokernet Silver Sting tam 1100 kg. 6)Gillet Vertigo İlk Vertigo prototipi 1991 yılında yapıldı. Belçikalı tırmanma şampiyonu Tony Gillet tarafından geliştirildi. Alfa Romeo’nun V6 motorunu bulunduran Gillet Vertigo Ocak 1992 yılında Brüksel otomotiv şovunda tanıtıldı. 7)Yamaha OX99-11 F1 teknolojisi kullanılarak Yamaha tarafından tasarlanan Yamaha XO99-11 yüksek güçlü bir otomobil. Tek kapalıolan bu tasarımın sadece 2 adet koltuğu var. Takuya Yura tarafından tasarlarlanan Yamaha OX99-11, 1992 yılında kullanıma hazırdı. 8)Speiss TC 522 Spesis TC 522 de Gillet Vertigo gibi 1992 yılında tanıtılan araçlar arasında. Endüstriyel elektrikli transformatörler üreten ve Alman bir marka olan Speiss tarafından üretilen Speiss TC 522 tam tamına 1237 kg. Bu özel aracın gövdesi karbon lifinden yapılmış. 9)B.Engineering Edonis 4 saniyeden daha kısa bir sürede 0,96 km yol alabilen B.Engineering Edonis en fazla 365 km hız yapabiliyor. 1300 kg olan bu aracın gövdesi de tıpkı Speiss TC 522 gibi karbon lifinden yapıldı. B.Engineering Edonis , Marc Borelyönetimindeki firma tarafından 2001 yılında üretildi. 10)Cardi Curara Üstü açılabilen Cardi Curara Rusya’da üretildi. BMW’nin de kullandığı V12 motorunu kullanan bu araç 326 beygirgücüne sahip. İki koltuklu araç tamı tamına 1250 kg. 1930ların spor arabalarında bulunan birkaç teknik özelliğe de sahip olan Cardi Curara 1999 yılında kullanıma hazırdı.                 Kaynak:http://www.radikal.com.tr/otomotiv/kolay_bulamayacaginiz_10_yuksek_guclu_otomobil-1219971 edited from  http://www.diseno-art.com

Yeni Passat’la şoförsüz sürüş’e az kaldı

Yeni Passat’la şoförsüz sürüş’e az kaldı   Volkswagen yeni Passat’ta bugüne kadar hiçbir modeline yapmadığı kadar “yenilik” yaptı. D sınıfındaki 1.6 lt motorlu lüks markalarla da kapışacak yeni Passat kasım sonunda satışa çıkıyor.   Volkswagen’in ilk kez 1973 yılında kullanıcılar ile buluşan modeli Passat, elde ettiği 22 milyondan fazla satış adediyle, bugüne kadar en çok satılan Volkswagen modeli olarak markanın Amiral Gemisi unvanını aldı. Geçtiğimiz yıl 1.1 milyon adet batan Passat’ın yeni kasası yaklaık 85 kg daha hafifledi. Genel hatlarıyla çağın tasarım anlayışını yeniden belirleyen Yeni Passat modelinde, modüler çapraz matris (MQB) şasi kullanıldı ve bu sayede dinamik oranlar elde etmek mümkün oldu. Bu sayede 79 mm uzayan aks mesafesi genişleyen hacmin temelini oluşturdu. Passat’ın karakterini yansıtan ön tasarımı da tamamen yenilendi. Farların içine kadar devam eden geniş krom şeritler, entegre ön sis farları ve geniş havalandırma girişi ile birleştiğinde, ön bölüme dinamik bir görünüm kazandırıyor. İki farklı yeni LED ön far seçeneği ve geniş alüminyum jant opsiyonları da bu dinamik görümünü pekiştiriyor.   Otonom sürüşe bir adım kaldı   Yeni Passat, gelişmiş sürüş destek sistemleriyle de, otonom (sürücüsüz) sürüş teknolojisine bir adım daha yaklaşıyor. Bunlardan ilki olan Trafikte Sürüş Asistanı “Traffic Jam Assist”, aracın hızının saatte 60 kilometre altında olduğudurumlarda devreye giriyor. Bu sistem, Adaptif Hız Sabitleme Sistemi “ACC”, Ön Bölge Asistanı “Front Assist” ve Şerit Takip Asistanı “Lane Assist” ile birlikte çalışarak, trafiğin sıkışık olduğu durumlarda aracın gaz ve frenini otomatik olarak devreye girmesini sağlıyor. Böylece trafiğin sıkışık olduğu durumlarda, araç yarı otonom sürüş gerçekleştirirken, sürücüye de arkasına yaslanıp sürüşten keyif alması kalıyor. Yaya Algılama Asistanı “Pedestrian Detection” da, aracın rotası üzerinde veya kenarında bir yaya tespit edildiğinde, görsel ve sesli olarak sürücüyü uyarıyor. Gerektiği durumlarda ise, acil olarak frenleme yapıyor. Şerit Takip Asistanı “Lane Asisst” ve Adaptif Hız Sabitleyici “ACC” ile entegre olarak çalışan ve dünyada ilk kez Yeni Passat’ta sunulan Acil Durum Asistanı “Emergency Assist” ise, sürücünün uzun süre sürüşe herhangi bir tepki vermediği durumlarda devreye giriyor. Sürücü önce görsel ve sesli uyarılar ile uyarılarak, dikkatinin geri kazanılması amaçlanıyor. Sürücü hala bir tepki vermiyor ise, sistem otomobili hareketsiz kalana kadar yavaşlatıyor.   5 farklı motor seçeneği ile satılacak   Tüm motor seçeneklerinde Start/Stop sistemi ile fren enerjisi geri kazanım sisteminin bulunduğu Yeni Passat’ınTürkiye ’de, ilk etapta Bluemotion teknolojili 2 benzinli ve 3 dizel motor seçenekleri satışa sunulacak. Yeni Passat’ın 125 PS ve 150 PS güç üreten 1.4 TSI motora sahip benzinli modelleri, Manuel ve DSG şanzıman seçenekleri ile sunulacak. 1.4 TSI 125 PS Man. motora sahip Yeni Passat, 100 kilometrede ortalama 5.3 litre yakıt tüketimine sahip. Diğer yandan Aktif Silindir Yönetimi “ACT” sistemine sahip 1.4 TSI 150 PS motor ise, 100 kilometrede ortalama 4.9 litre yakıt tüketiyor. Dizel motor seçeneklerinden ilki, 120 PS güç üreten 1.6 lt TDI olacak. Tüm donanım seçeneklerinde Manuel ya da DSG şanzıman ile sunulabilen bu motor 250 Nm tork üretirken, 100 km’de sadece 3.9 lt yakıt tüketimi ile dikkat çekiyor. 2.0 TDI motora sahip Yeni Passat ise, 150 PS güç üretiyor. Sadece DSG şanzıman ile birlikte sunulan bu motor seçeneği 100 kilometrede ortalama 4.5 litre yakıtla yetiniyor. Bu motor seçeneği sadece Comfortline ve Highline donanım paketiyle alınabilecek. Yeni Passat’ın 2.0 TDI motora sahip bir diğer versiyonu ise 190 PS güce sahip. Sadece Highline donanım paketiyle alınabilecek bu motor versiyonu, sportif sürüş ve yakıt verimliliğini buluşturuyor. Kasım sonundan itibaren ilk devreye girecek motorlar, 2.0 lt TDI 150 PS DSG, 1.4 TSI 150 PS ACT Manuel olurken, 1.6 TDI 120 PS DSG ve 2.0 lt TDI 190 PS DSG versiyonları Aralık ayı içinde satışa sunulacak. Diğer tüm motor seçenekleri de 2015 yılı ilk çeyreği sonuna kadar satışa sunulmuş olacak.               Kaynak:http://www.radikal.com.tr/otomotiv/yeni_passatla_soforsuz_suruse_az_kaldi-1219903

MÜSİAD Otomotiv Sektör Zirvesi

MÜSİAD Otomotiv Sektör Zirvesi     KOCAELİ (AA) – Sanayi Genel Müdürü İbrahim Kılıçaslan, “Şöyle bir iddiamız var, Avrupa’da hiçbir araba markası yoktur ki Türkiye’den parça kullanmasın. Varsa da ‘el imalatıdır’     KOCAELİ (AA) – Sanayi Genel Müdürü İbrahim Kılıçaslan, “Şöyle bir iddiamız var, Avrupa’da hiçbir araba markası yoktur ki Türkiye’den parça kullanmasın. Varsa da ‘el imalatıdır’ diyoruz. Bunun haricinde bütün araçlarda Türkiye’den giden bir parça vardır” dedi. İzmit’teki otelde düzenlenen “Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Otomotiv Sektör Zirvesi”nde konuşan Kılıçaslan, Türkiye’nin 2023 hedeflerinden birinin 2 trilyon dolarlık gayri safi milli hasılaya ulaşmak olduğunu, bunun da 500 milyar dolarını ihracat hedefinin oluşturduğunu söyledi. Türkiye’nin 2001’de 31 milyar dolar olan ihracatının 2006’da 85 milyar dolara, 2013’te de 152 milyar dolara çıktığına dikkati çeken Kılıçaslan, 2023’teki 500 milyar dolar hedefinin, lineer (doğrusal) artışla mümkün görünmediğini ancak eksponansiyel (üstel) artışla bu hedefe ulaşılabileceğini kaydetti. Kılıçaslan, verimlilik ekonomisiyle eksponansiyel artış olamayacağını vurgulayarak, “Yani yüzde 5-10 verimlilik olsa bile 500 milyar dolarlık hedefe ulaşmak mümkün değil. Bu hedefe ulaşmak için yapmamız gereken, bilgi ekonomisine geçmektir, üretimimize bilgi katmaktır, katma değer katmaktır. Bu da ya markalaşarak veya inovatif ürünler üreterek olacaktır. Bu bağlamda otomotiv bizim için önemli” diye konuştu. – “Ar-Ge giderlerinin üçte biri otomotive gidiyor” Türkiye’nin 2013’teki ihracatının yüzde 11’ini otomotiv sektörünün gerçekleştirdiğini hatırlatan Kılıçaslan, “2013’te Türkiye’nin otomotiv ithalatı 17 milyar dolar, ihracatı 17 milyar dolar. Yani cepte bir şey kalmamış. Türkiye’de 163 Ar-Ge merkezi var. 163’ün 54’ü otomotivle alakalı. Bunun da 12’si ana sanayi, 42’si yan sanayi. Türkiye, toplam Ar-Ge giderlerinin üçte birini otomotive veriyor” ifadesini kullandı. Kılıçaslan, ana sanayide 50 bin, yan sanayide de 250 bin olmak üzere otomotiv sektöründe 300 bin kişinin istihdam edildiğini dile getirerek, sektörün ara eleman sıkıntısının diğer sektörlere göre daha az olduğunu vurguladı. Üretilen ürünlerin Avrupa’ya akredite olduğunu kaydeden Kılıçaslan, “Şöyle bir iddiamız var; Avrupa’da hiçbir araba markası yoktur ki Türkiye’den parça kullanmasın. Varsa da ‘el imalatıdır’ diyoruz. Bunun haricinde bütün araçlarda Türkiye’den giden bir parça vardır” dedi. – “Avrupa’nın en iyi yan sanayisi bizde” Kılıçaslan, Türkiye’nin geçen yıl 850 bin civarında araç ihraç ettiğini, 870 bin civarında da ithalat yaptığını aktararak, bunların 500 bininin otomobil grubunda olduğunu, bunun da talebe uygun araç üretmek kaydıyla Türkiye’de canlı iç pazar bulunduğunu gösterdiğini anlattı. OECD’nin teknoloji yoğunluğu listesine göre, otomotiv sektörünün yeksek teknolojili olmadığını, orta yüksek sektörler arasında yer aldığını belirten Kılıçaslan, sözlerini şöyle tamamladı: “Avrupa’nın en iyi yan sanayisi bizde. Yan sanayi, ana sanayiye direkt bağımlı çalışıyor. Tüm yatırımlarımızı yan sanayiye yapıyoruz. Ana sanayideki problem, toplumun her kesimi tarafından hissediliyor. Opel, ekonomik krizi gerekçe göstererek 2000 yılında İzmir Torbalı’daki fabrikasını kapattı. Yılda 10 bin araç üretiyordu ve 10 bin kişiyi de istihdam ediyordu. Yan sanayiyle 60 bin kişiye istihdam sağlıyordu. Bu ana sanayinin Torbalı’dan çekilmesi, oradaki yan sanayiyi olduğu gibi etkiledi çünkü yan sanayi yatırımını Opel’e parça üretmek üzere yapmıştı. Ana sanayideki etki direkt yan sanayiyi rahatsız etmekte. Dolayısıyla bizim ana sanayi için ‘bu bir ideal midir, realite midir’ tartışması, Türkiye için gerçektir. Türkiye, kendi otomobilini yapmak zorundadır.”           Kaynak: http://www.haber1.com/haber/282040/musiad-otomotiv-sektor-zirvesi